“Reklamcılık öyle bir sanattır ki, insan başkasının ayağına basarken, ah! der.” Bob Hope
Konya Reklam Ajansı

Mısır’da bulunan bir papirusta, kaçan kölesi için bir vatandaşın yazdıklarının, ilk ilan olduğu iddia ediliyor. Yaklaşık üç bin sene öncesine ait bu veri ne kadar kabul edilebilir bilemiyoruz. Rosetta Taşındaki hiyeroglifte hem Mısır hem de Antik Yunan dilinde bulunanlar ise dönemin hükümdarının bildirgesi ve yöneticileri tanıtımı olarak anılıyor. Bu taşın MÖ. İkinci veya üçüncü asırda hazırlandığı tahmin ediliyor. Kısacası milat öncesi zamanlarda ilk tanıtım ve ilkel haliyle “reklam” başlıyor. Esir ilanları, arena dövüşleri ve tüccarların malları bu dönemlerde de tanıtılıyor. Çığırtkan ve davulcular gibi “sözlü” ilan iletenleri de sayarsak süreç kesintisiz devam ediyor.

Onbeşinci yüzyılın ortalarında matbaanın icadıyla, reklam ürünleri artıyor. Elbette ilk önce “kilise” duvarlarına asılan ilanlarla din adamları kullanıyor. Yaklaşık bir asır sonra, 1588 yılında yazar Montaigne “Bir kişinin incileri varsa ve bunu satmak istiyorsa müracaat etmesi gereken bir büroya ihtiyacı vardır” diyor. Belki ilk reklam ajansı fikrinin temellerini bir düşünür atıyor. İlk resmi ajans ise ingiltere’de 1812 yılında kuruluyor. Kısa süre içerisinde de telif hakları gündeme geliyor. Böylece 19. YY. itibarıyla reklamcılığa dair temeller atılıyor. Ülkemizde yayınlanan ilk metin de aynı dönem bir İngiliz şirketinin reklamı olarak tarihe geçiyordu.

Radyo ve televizyon dünyasına reklamın girmesi ise 1900’lerin hemen başında gerçekleşiyor. Milyar dolarlık reklam pazarının oluşması çok zaman almıyor. Tüketiciyi koruma yasalarının ilk örnekleri de yine aynı dönemde hazırlanıyor. Altın çağ olarak adlandırılan “televizyon” reklamcılığı ise 1940’larda yaşanıyor. Günümüzde reklamcılık, internet ve “sosyla medya” kavramlarıyla beraber hayatımızın büyük bir parçasını oluşturuyor.

Aslında insanlık da bu yüzyılın başlangıcıyla beraber, kocaman bilimsel ve teknolojik sıçramalarla geçmiş dönemlere fark atıyordu. Özellikle sosyal ve pozitif bilimlerde gelişmeler neredeyse kontrolsüz bir hızla gerçekleşiyordu. Bunların sanayi ve ekonomik platformlara yansıması ise beraberinde farklı akımları da getiriyordu.

Reklamcılığın bugünü ve yarınını başka bir yazımızda paylaşmak ümidiyle bitiriyoruz. Sonsözde her pencereden farklı görünen bir merak figürü var: İnsanlık nereye ilerliyor?